açılmak
nesnesiz, -den, -eaçılmak ne demek?
Açık duruma gelmek veya getirilmek
Renk daha açık bir tona gelmek
“Perdenin rengi açıldı.”
Kendine gelmek, biraz iyileşmek
“Ateşi düşünce hasta açıldı.”
Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak
Kuruluş ilk kez veya yeniden işe başlamak
“Kasabada bir çırçır fabrikası açılmış.”
Ahmet Ümit
İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak
Geniş bir duruma gelmek
“Ayakkabısı açıldı.”
Yırtık duruma gelmek
“Pantolonun dizleri açıldı.”
Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek
“Belki hava açılıyor.”
Refik Halit Karay
Gereken güce ulaşmak
“Araç uzun yolda açıldı, hızı arttı.”
Kıyıdan uzaklaşmak
“Ben yüzerken biraz fazla açıldım, kendimi Vardar'ın kuvvetli bir akıntısına kaptırdım.”
Yahya Kemal Beyatlı
Kapı, yol vb. geçit vermek
“Yol açılmış, biriken vasıtalar sel hâlinde akmaya başlamıştı.”
Haldun Taner
Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak
Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine anlatmak
“Hiç kimseye açılmayarak yaşadığım bu altı ay beni bitirdi.”
Peyami Safa
Karşı cinse sevdiğini ilk kez dile getirmek
