arka
isim, sıfatarka ne demek?
Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı; ense, ön karşıtı
“Evin arkasında dekorlar boyarlardı.”
Adalet Ağaoğlu
Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi
“Genç kadının arkası dönük olduğu için yüzünü görememektedir.”
Orhan Kemal
Geri kalan bölüm
“Hikâyenin arkası daha acıklı, kocası da ağırca yaralanmış.”
Oktay Akbal
Bir şeyin sonra gelen bölümü; art, geri (I), peş
“Adımlarımı açtığımı, neden sonra arkamdan gelen ıslık sesine dönünce anladım.”
Erdal Öz
Otururken sırtın dayandığı yer
“Otomobile bindiğimiz zaman başını arkaya yaslamış, gözlerini yummuştu.”
Tarık Buğra
İnsanın vücudu, bedeni
“Arkasında beli kemerli, dar, şık bir pardösü vardı.”
Refik Halit Karay
Ön kabul edilen yere göre geride bulunan
“Babamla Bandırma'ya giderken arka koltukta oturduğum, arka camdan geride kalan yolları, ağaçları, insanları seyrettiğim anları düşünüyordum.”
Salim Nizam
Kayıran, destekleyen
“Memur olmak için büyük bir arka gerek.”
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Geçmiş, geride kalmış zaman
“Bütün gözler arkaya, maziye çevrilmişti.”
Yahya Kemal Beyatlı
