KELİME ANLAMI

ayak çekmek

Türkçe

ayak çekmek ne demek?

1

kandırmaya çalışmak, avutmak

Kullanım Notu

Deyimler ve kalıp sözler: (bir şey) ayağa düşmek; ayağa fırlamak; ayağa kaldırmak; ayağa kalkmak; ayağı (veya ayakları) dolaşmak; ayağı (veya ayakları) suya ermek; ayağı alışmak; ayağı almak; (bir yere) ayağı düşmek; ayağı düze basmak; ayağı gitmemek; ayağı ile gelmek; ayağına (veya ayaklarına) dolanmak (veya dolaşmak); ayağına (veya ayaklarına) kapanmak; ayağına bağ olmak; ayağına bağ vurmak; ayağına çağırmak; ayağına çelme takmak; ayağına düşmek; ayağına geçirmek; ayağına gelmek; ayağına getirmek; ayağına gitmek; ayağına ip takmak; ayağına kira istemek; ayağına sağlık; ayağına sıcak su mu, soğuk su mu dökelim?; ayağına sıkmak; ayağına üşenmemek; ayağında donu yok, fesleğen ister (veya takar) başına; ayağını (veya ayaklarını) altına almak; ayağını (veya ayaklarını) öpeyim; ayağını (veya ayaklarını) sürümek; ayağını alamamak; ayağını bağlamak; ayağını çekmek; ayağını denk almak; ayağını denk basmak; ayağını giymek; ayağını kaydırmak; ayağını kesmek; (bir yer) ayağının (veya ayaklar) altında; ayağının (veya ayaklarının) altını öpeyim; (birini) ayağının altına almak; ayağının altına karpuz kabuğu koymak; ayağının bağını çözmek; ayağının bastığı yerde ot bitmez; ayağının pabucunu başına giymek; (biri ötekinin) ayağının pabucu olamamak; ayağının tozu ile; ayağının tozunu silmeden; ayağının türabı olmak; ayağını sıcak tut, başını serin; gönlünü ferah tut, düşünme derin; ayağını tek almak; (ayakkabı) ayağını vurmak; ayağını yorganına göre uzat; ayağı yerden kesilmek; ayağı yürüten baştır; ayak açmak (veya vermek); ayak almadık taş olmaz, başa gelmedik iş olmaz; ayak almak; ayak atmak; ayak atmamak; ayak ayak üstüne atmak; ayak basmak; ayak basmamak; ayak değiştirmek; ayak diremek; ayaklar altına almak; ayaklar baş, başlar ayak olmak; ayakları geri geri gitmek; ayaklarına (veya ayağına) kara su (veya sular) inmek; ayaklarının (veya ayağının) ucuna basmak; ayakları üstünde durmak; ayakları yerden kesilmek; ayakları yere değmemek; ayak sürümek; ayak tutmak; ayak uydurmak; ayak üstünde olmak; ayak vermek; ayak yapmak