bağ
isimbağ ne demek?
Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne; bent, rabıt (I), rabıta
“Ayakkabının bağı çözüldü.”
► sargı bezi
“Yaramın bağını değiştireceğim.”
► demet
“Beş bağ ekin, iki bağ maydanoz.”
► ilişki
“Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk'tür.”
Anayasa
Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti
“Eklem bağı, asıcı bağ.”
Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm
Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılan yay biçimindeki işaret
Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası; çubukluk
“Bağın asıl sahibi ölünce ölenin çocukları şehre taşınmış, bağı her yıl birisine yarıya vermeye başlamışlardı.”
Metin Önal Mengüşoğlu
Meyve bahçesi
“Sonra bağımıza ulaştığımızda haminnem bazı işleriyle meşgul olurken ben de mevsimine göre kızılcık, erik, armut, elma ve ceviz gibi meyvelere ilgi duyar, onların ağaçlarına tırmanırdım.”
Doğan Sofracıoğlu
Kelimenin Kökeni
Farsça bāġ
