bastırmak
-i, nesnesiz, -ebastırmak ne demek?
Basma işini yaptırmak
“Kitap bastırmak.”
Basma işini yapmak
“Çok güçlüydü, bastırdı, omuzlarını yatağa yapıştırdı âdeta.”
Tarık Dursun K
Zararlı bir olayı önlemek
“Yangını bastırmak.”
► durdurmak
“Oradaki ayaklanmaları bastırdık, yığınla şehit verdik! Bulgaristan’da, Sırbistan’da, Karadağ’da bütün ayaklanmaları bastırdık.”
Necati Cumalı
Üstünlüğünü göstermek
“Şişman, kısa boylu bir yüzbaşı usulsüzlükte, şarlatanlıkta, inatta hepimizi bastırıyor.”
Ömer Seyfettin
Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek
► gidermek
“Heyecanını bir türlü bastıramıyor.”
Nezihe Araz
Hemen söylemek
“Cevabı bastırdı.”
Bir yere beklenmedik bir anda kalabalık hâlde gelmek
“Ama bir evi tek başına çeviren, o evin düzeninden sorumlu kadınlar ansızın bastıran konuktan her zaman tedirgin olurlar.”
Oktay Rifat
Birdenbire gerçekleşmek ve pek çok etki göstermek
“Kış bastırdığında bu sıcağa rahmet okursunuz.”
Ayşe Kulin
Baskı yapmak, üzerine iyice düşmek
“Köyün ihtiyarları da Feyziye'nin babasına bastırmışlar, onları bağışlatmışlar.”
Erhan Bener
Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak
