bir de
Türkçebir de ne demek?
1
var olana katarak, fazladan
“Neden bir de onların eğitmenliğini yükleniyoruz?”
Adalet Ağaoğlu
2
umulanın veya beklenilenin dışında bir durumu anlatan cümlelerin başına gelir
“Yaklaşmış pırıldayan şeye. Bir de ne görsün? Böyle ışıl ışıl ışıldayan bir kuş kanadıymış.”
Nâzım Hikmet
Deyimler ve Kalıp Sözler
- ... bir hâl almak (hâle girmek)→
- bir ... bir (veya bir de)→
- bir abam (postum) var atarım, nerede olsam yatarım→
- bir adama kırk gün ne dersen o olur→
- bir ağaçta gül de biter diken de→
- bir ağızdan çıkıp bin dile yayılır→
- bir anaya bir kız, bir kafaya bir göz→
- bir arpa boyu (gitmek veya yol almak)→
Diğerlerini göster (134)
- bir aşağı bir yukarı→
- bir ayağı çukurda olmak→
- bir ayak üstünde bin yalan söylemek→
- bir ayak üstünde kırk yalanın belini bükmek→
- bir ayak üzerinde (veya üstünde)→
- bir baba dokuz evladı besler, dokuz evlat bir babayı beslemez→
- bir baltaya sap olamamak→
- bir bardak suda fırtına koparmak→
- bir başa bir göz yeter→
- bir başka (olmak)→
- bir baştan (veya uçtan) bir başa (veya uca)→
- bir ben, bir de Allah bilir→
- bir biçimine getirmek→
- bir boka yaramamak→
- bir bu eksikti→
- bir çatı altında (olmak veya bulunmak)→
- bir çekirdek geri kalmamak→
- bir çiçekle bahar (veya yaz) olmaz→
- bir çöplükte iki horoz ötmez→
- bir çuval inciri berbat etmek→
- bir dalda durmamak→
- bir dediği bir dediğini tutmamak→
- bir dediği iki olmamak→
- bir dediğini iki etmemek→
- bir deli kuyuya bir taş atar, kırk akıllı çıkaramazmış→
- bir deri bir kemik (kalmak)→
- bir dikili ağacı olmamak→
- bir dikiş kaldı→
- bir dokun bin ah işit (veya dinle) (kâseifağfurdan)→
- bir don bir gömlek→
- bir dostluk kaldı!→
- bir dönüm güzlük on dönüm yazlığa bedeldir→
- bir dudağı yerde bir dudağı gökte→
- bir düşüncedir (veya düşünce) almak→
- bire ... vermek→
- bire beş katmak→
- bire bin katmak→
- bir el bir eli yıkar, iki el bir yüzü yıkar→
- bir elini bırakıp ötekini öpmek→
- bir elinin verdiğini öbür elin görmesin→
- bir elin nesi var, iki elin sesi var→
- bir elin sesi çıkmaz→
- bir eli yağda bir eli balda (olmak)→
- bir elle verdiğini öbür elle almak→
- bir elmanın yarısı o, yarısı bu→
- bir fende kazık kakmak (veya çakmak)→
- bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır→
- bir fit bin büyü yerine geçer→
- bir gömlek aşağı→
- bir gömlek fazla eskitmiş olmak→
- bir görüş bir kör biliş→
- bir göz ağlarken öbür göz gülmez→
- bir göz gülmek→
- bir gülmedir almak (veya tutmak)→
- bir hâl olmak→
- bir hiç uğruna→
- bir hizaya gelmek→
- biri bilmeyen bini hiç bilmez→
- bir içim su (gibi olmak)→
- bir iğne bir iplik olmak→
- bir ilke imza atmak→
- bir inat, bir murat→
- bir işaretine bakmak→
- bir işi başından kesmek→
- bir iş olmak→
- bir iştir oldu→
- bir kafada olmak→
- bir kapıya çıkmak→
- bir karıyla bir koca, dırdır eder her gece→
- bir kaşık suda boğmak→
- bir kazanda kaynamak→
- bir kenara atılmak→
- bir kenarda durmak→
- bir kıza dünür düşmek→
- bir kızı bin kişi ister, bir kişi alır→
- bir kolayını aramak→
- bir kolayını bulmak→
- bir kol çengi→
- bir koltuğa iki karpuz sığmaz→
- bir korkak bir orduyu bozar→
- bir koyundan iki post çıkarmak→
- bir Köroğlu, bir Ayvaz→
- bir köşeye atılmak→
- bir köşeye atmak→
- bir köşeye çekilmek→
- bir köşeye koymak→
- bir köşeye oturmak→
- bir köşeye sinmek→
- bir kötünün yedi mahalleye zararı vardır (veya dokunur)→
- bir kulağından girip öbür kulağından çıkmak→
- bir kurşun atımı→
- bir mıh bir nal kurtarır, bir nal bir at kurtarır→
- bir mum al da derdine yan→
- bir noktaya kadar→
- bir o kadar→
- bir olmak→
- bir o yana, bir bu yana→
- bir papel (veya pul) etmemek→
- bir pula satmak→
- bir selam bin hatır yapar→
- bir sıçrarsın çekirge, iki sıçrarsın çekirge, sonunda yakalanırsın çekirge (veya üçüncüsünde avucuma düşersin çekirge)→
- bir sıkımlık canı olmak→
- bir söylemek pir söylemek→
- bir söyle on dinle→
- bir sözünü (veya dediğini) iki etmemek→
- bir sürçen atın başı kesilmez→
- bir şey (veya şeyler) olmak→
- bir şey anlamamak→
- bir şeye benzememek→
- bir şeyler, bir şeyler→
- bir şey sanmak→
- bir şey söylemek→
- bir şey yapmak→
- bir tanem→
- bir tarafa bırakmak (veya koymak)→
- bir tarakta bezi olmamak→
- bir taşla iki kuş vurmak→
- bir tat, bin feryat→
- bir tek→
- bir tek atmak→
- bir tepe yıkılır, bir dere dolar→
- bir torba kemik→
- bir tuhaflığı olmak→
- bir tutmak (veya görmek)→
- bir varmış bir yokmuş→
- bir yakadan baş çıkarmak→
- bir yastığa baş koymak→
- bir yastıkta kocamak→
- bir yaşına daha girmek→
- bir yemem diyenden kork, bir oturmam diyenden→
- bir yere kadar→
- bir yiyip bin şükretmek→
- bir yol tutturmak→
- bir yolunu bulmak→
