bulmak
-i, nesnesizbulmak ne demek?
- Çekim / ek bilgisi
- ur
Çekim / ek bilgisi, sözlükte belirtilen biçimiyle gösterilir.
Bir şeyle, bir kimseyle arayarak veya aramadan karşılaşmak
“Kafam her an bir konu bulmak için binbir çeşit şeye müracaat ediyor.”
Halide Edip Adıvar
Bir şeyi elde etmek
Kaybedilen bir şeyi yeniden ele geçirmek
“Paramı buldum.”
► keşfetmek
“Şu kuvvetin, cevherin sırrını bulmaya çalışıyorum.”
Sait Faik Abasıyanık
İcat etmek
İstenilen şeye kavuşmak
“Kadınlık namına düşündüğüm şeylerin hiçbirini karımda bulamadım.”
Ömer Seyfettin
Bir yere, bir noktaya erişmek, ulaşmak
“Böylece yılın ortasını bulduk.”
Refik Halit Karay
Herhangi bir görüşe, bir yargıya varmak
“Ben de bunu akıllıca buldum.”
Memduh Şevket Esendal
Uygun görüp seçmek
“Bazen onlara yeni ve güzel kıyafetler buluyor.”
Halide Edip Adıvar
Bir şeyi temin etmek
“Sen otur ye, ben yatarken, kendim bir şeyler bulur, yerim.”
Sait Faik Abasıyanık
Cezaya uğramak
“Eden bulur ağam, eden bulur.”
Aka Gündüz
► anımsamak
“Bir türlü bulamadım caminin ismini dersem inanır mısınız?”
Sait Faik Abasıyanık
Bir şeyi belirlemek
“Süleyman bu Rum gencine bir de Müslüman isim buldu.”
İsmail Metin
