çalkalamak
-i, nesnesizçalkalamak ne demek?
1
Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak; çalkamak
“Fincanını çalkalayıp çalkalayıp diker, dibinde hiç telve bırakmamacasına!”
Attilâ İlhan
2
İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak
“Kahvelerde zar çalkalayan avuçlar görüyorum.”
Yusuf Ziya Ortaç
3
Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek
“Tabakları çalkalamak. Bardakları çalkalamak. Ağzını çalkalamak.”
4
Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek
5
Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak
“Aşağıdan yavrum, aşağıdan diye göbek çalkalıyordu.”
Osman Cemal Kaygılı
6
Kuluçka yumurtalarını çevirmek
7
Sağlığının bozulmasına yol açmak
