çatmak
-i, -eçatmak ne demek?
- Çekim / ek bilgisi
- ar
Çekim / ek bilgisi, sözlükte belirtilen biçimiyle gösterilir.
Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak
“Avlusunda silahlarını çatmış, ayaklarını germiş askerler var.”
Falih Rıfkı Atay
Kereste vb.ni birbirine tutturmak
“Kırık tahtaları bir solukta yan yana çattılar.”
Lâtife Tekin
Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek
“Koca bir nahiye titreştik, odunsuz yattık / O büyük mektebi gördün ya, kışın biz çattık”
Mehmet Akif Ersoy
Yükü hayvana iki yanlı yüklemek
Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak
Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak
“Hacı Mustafa bağırıyor, ömründe böyle bir işe çatmadığını söylüyordu.”
Refik Halit Karay
Yazıyla veya sözle sataşmak
“Böyle söyler de sonra yemek biraz azca çıkarsa yahut pek düzgün olmasa aşçıya çatacak gibi olur.”
Memduh Şevket Esendal
Rastlamak, karşılaşmak
“Nerden çattım böylesi bir güzele...”
Cahit Sıtkı Tarancı
Gemiler birbirine çarpmak
