dar
sıfat, zarf, isimdar ne demek?
- Söyleniş
- da:r
1
İçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan; sıkı, geniş ve bol karşıtı
“Bütün gece eski kentin dar sokaklarında dolaştım.”
Adalet Ağaoğlu
2
Genişliği az veya yetersiz olan; daraç, ensiz, mikro
“Dar ayakkabı.”
3
Az, sınırlı olan; ölçülü
“Dar ve alıştığımız çerçeve içinden çıkmak bizi şaşırtacağı için onu istemeyiz.”
Asaf Halet Çelebi
4
Sıkıntılı olan
“Dar bir gün gelmiş, birinden üç beş kuruş almışım, bundan ne çıkar?”
Memduh Şevket Esendal
5
Yetersiz olan
“Bazıları mefkûrenin enginliğini ve azametini tamamıyla kavrayamayacak derecede dardırlar.”
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
6
► ancak
“En sonra, pek çok sıkılan çocukların zoru ile akşam altı postasına dar yetiştiler.”
Memduh Şevket Esendal
7
İdam mahkûmlarını asmak için dikilen direk
8
► ev
9
► yurt
Kelimenin Kökeni
Farsça dār
Arapça dār
