demirli
sıfat, zarfdemirli ne demek?
1
İçinde metal veya karışım durumunda demir bulunan
“Demirli sular. Demirli ilaçlar.”
2
Demir parmaklık veya demir bir parça takılmış olan
“Önüne bakmadığı için ucu demirli kunduraları köprü dubalarının çivilerine takılıp tökezliyor.”
Burhan Felek
3
Bağlanıp kalmış
“Ali Bey İstanbul'da demirli bir hayat temposuna bağlı kalan tek insan gibi görünüyordu.”
Halide Edip Adıvar
4
Demir atmış (gemi)
5
Demir atmış bir biçimde
“Her sabah, şimdi limanda demirli duran bu gemide uyanacaklardı.”
Halikarnas Balıkçısı
