doğrulmak
nesnesiz, -edoğrulmak ne demek?
1
Eğik veya eğri bir şey, düz bir duruma gelmek
2
Oturan veya yatan bir kimse toparlanmak, dik bir duruma gelmek; kalkmak
“Sırtı dönük orta yaşlı adam doğruldu.”
Yusuf Atılgan
3
Bir yere yönelmek
“Çocuk hızlı, paytak adımlarla parkın kapısına doğruldu.”
Sait Faik Abasıyanık
4
Yeniden güçlenmek, kalkınmak
5
Para sağlanmak, kazanılmak
“Nasıl, gündelik doğruldu mu?”
