dolgun
sıfatdolgun ne demek?
1
Dolarak biçimi yuvarlaklaşmış
“Dolgun yastık.”
2
► balıketinde
“Dolgun karnını güçlükle taşıyan genç bir kadın gelip oturdu.”
Burhan Felek
3
Çok, bol, fazla, yüksek olan (ücret, para vb.)
“İlk işi babasını memnun etmek için ona dolgun bir maaşa geçtiğini yazmak olmuş.”
Abdülhak Şinasi Hisar
4
Şişmiş
“Sigaradan sararmış dişleriyle dolgun dudaklarını kemiriyor.”
Ahmet Ümit
5
Öfke, kızgınlık, kırgınlık vb. duygularla dolu
“Müftüye karşı adamakıllı dolgundu.”
Reşat Nuri Güntekin
