işlemek
-i, nesnesiz, -e, -denişlemek ne demek?
Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek
İnce ve süslü şeyler yapmak; nakışlamak
“Para için işlemediğini iddia eden bu fakir ihtiyar şüphesiz sanatının âşığıydı.”
Memduh Şevket Esendal
İçine girmek, etkilemek; nüfuz etmek
“O uzun ve derin bakış genç adamın ta yüreğine kadar işlemişti.”
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
► nakşetmek
“Al bayrağa narin eller işliyor zafer / Uzaklarda yaralanır kahraman nefer”
Enis Behiç Koryürek
İyi çalışmak, müşterisi bol olmak
“Rabia Hanım para sıkıntısı çekecek mi? -Dükkân işliyor. Belki çekmez.”
Halide Edip Adıvar
Durağan durumdan hareketli duruma geçmek; çalışmak
Herhangi bir konuyu ele alarak incelemek, öğretmek
Düşüncelerini herhangi birine etki yaparak benimsetmek
“Ali Rıza Bey bu ilk çocuğu ile, bir çiçek meraklısı, bahçesiyle oynar gibi oynamış, onu ancak kendi hayalinde yaşayan mükemmel insan maddelerine göre işlemişti.”
Reşat Nuri Güntekin
Bir yerden girip çıkmak
“Lütfügiller büyücek bahçelerinin ana yola açılan kapısından işlerlerdi.”
Sait Faik Abasıyanık
Çıban, olgunlaşma yolunda olmak
Yara, kapanmamak
Gidip gelmek
“Şimdi otomobillerin, otobüslerin işledikleri asfalt caddeden bir zamanlar ne kervan ne insan geçerdi.”
Sermet Muhtar Alus
Hesapları, kayıtları düzenli olarak tutmak veya gereken yere aktarmak
“Tayın çizelgelerini düzenliyorum, ambar defterini işliyorum.”
Erhan Bener
Herhangi bir ürünü satışa sunulmadan önce birtakım işlemlerden geçirmek
