kalafat
isimkalafat ne demek?
1
Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi
“Kalafatın tokmak gürültüsü ve denize uzayan zift kokusu arasından yol aldım ve tenha yollara saptım.”
Halikarnas Balıkçısı
2
► kalafatçı (I)
“Kalafat olta kutusunu çıkarmış, söylene söylene paslı bir teneke kutunun içindeki zokaları muayene ediyordu.”
Sait Faik Abasıyanık
3
Onarma, tamir etme
4
Çuhadan yapılmış, aşağısı dar, yukarısı geniş bir tür yeniçeri başlığı
“Bir kalafat gördün mü, tamam. Ondan sonracığıma giyin kuşan.”
Adalet Ağaoğlu
5
Osmanlı Devleti’nde vezir veya yüksek mevkide devlet adamlarının giydikleri bir başlık
Kelimenin Kökeni
Rumca
