kalkmak
nesnesiz, -den, -ekalkmak ne demek?
- Çekim / ek bilgisi
- ar
Çekim / ek bilgisi, sözlükte belirtilen biçimiyle gösterilir.
Oturmaktayken veya yatmaktayken gitmek üzere yerinden ayrılmak
“Niye kalktınız, biraz daha otursaydınız.”
► doğrulmak
“Annem yerinden kalktı, yanıma geldi, bir kolunu uzatarak omzuna doladı.”
Halit Ziya Uşaklıgil
Uyanarak yataktan ayrılmak
“İstemeye istemeye, altüst olmuş yataktan kalktım.”
Ömer Seyfettin
Yukarı doğru yükselmek
“Terazinin bir gözü inince öbürü kalkar.”
Taşıtlar yola çıkmak
“Tren saat onda kalktı.”
Uçak, helikopter havalanmak
“Uçak pistten kalktı.”
Yerinden ayrılıp yol almaya başlamak
“Çıkın arabaya, kalkacak şimdi, kalacaksınız buracıkta!”
Osman Cemal Kaygılı
Hayvan iki art ayağı üzerinde dik durum almak
“At, art ayakları üzerine kalktı.”
Kabarmak, ayrılmak
“Masanın kaplaması kalktı.”
Derlenip götürülmek
“Ne zaman kalkacağını, nereye gömüleceğini bilmek, bildirmek mümkün değil.”
Memduh Şevket Esendal
Hasta iyileşip yürüyecek duruma gelmek
“Hasta bir haftaya kadar kalkar.”
Varlığı, hayatı son bulmak
“Halifelik kalktı.”
Yok olmak, artık bulunmamak
“Ortalıktan kar kalkınca gelebilirim.”
Bir şey yapmaya girişmek
“Gözlüklerini takmadan okumaya kalktı.”
Necati Cumalı
Geçerli olmamak, geçerliğini yitirmek, geçmez olmak
“Yasanın bu maddesi kalktı.”
Uygulanmaz olmak
“Sıkıyönetim kalktı.”
Güncelliğini yitirmek
“Bu âdet çoktan kalktı.”
Bir durumdan başka bir duruma geçmek
“Dörtnala kalkmak.”
“Tırısa kalkmak.”
Başka yere gitmek veya taşınmak
“O yıl çok geçmeden piyade taburu bizim ilçeden başka ilçeye kalktı.”
Necati Cumalı
Ayakta beklemek
“Mektepte cezaya kalkmış gibi duruyorsun.”
Falih Rıfkı Atay
