kapamak
-ikapamak ne demek?
Bir açıklığı örtmek için bir şeyi, açık yerin üzerine getirmek
“Hasan, yıldırımla vurulmuş gibi hemen kapıyı kapadı, kaçtı.”
Halide Edip Adıvar
Hava bulutlarla kaplanmak, sıkıntılı bir hâl almak
Bir şeyin görünmesine engel olmak; örtmek
“Bu yapı manzarayı kapadı.”
Geçişi engellemek
“Kar yolu kapamıştı.”
Tıkamak, içini doldurmak
“Çukuru kapamak.”
Su, elektrik gelişini kesmek
“Elektriği kapadı.”
Çalışamaz, görev ve iş yapamaz duruma getirmek
“Fabrikayı kapamışlar. Gazeteyi kapadılar.”
Üzerinde durmamak, bir şey üzerinde konuşmayı bırakmak
“O konuyu kapayalım.”
Bir yere sokup dışarı çıkmasına engel olmak; hapsetmek
“Zengin kadını tımarhaneye koymadılar, buraya, çiftliğe getirip kapadılar.”
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Ortalıktan alıp saklamak
“Vurguncular kumaşları kapamışlar.”
Karşılamak, denk gelmek
“Bu ikramiye borçlarımı kapar.”
