KELİME ANLAMI

kendini bir şey sanmak

Türkçe

kendini bir şey sanmak ne demek?

1

kendini olduğundan çok değerli görmek

Kullanım Notu

Deyimler ve kalıp sözler: kendi ağzıyla tutulmak; kendi âlemine dalmak; kendi ayağı ile gelmek; kendi derdine düşmek; kendi düşen ağlamaz; kendi göbeğini kendi kesmek; kendi gölgesinden korkmak; (birini veya bir şeyi) kendi hâline bırakmak; kendi havasında gitmek (veya olmak); kendi hesabına çalışmak; kendi içine çekilmek; kendi kabuğuna çekilmek; kendi kanatlarıyla uçmak; kendi kendini didiklemek; kendi kendini yemek; kendi keyfine gitmek; kendi köşesinde yaşamak; kendi kuyusunu kendi kazmak; kendimi bildim bileli; kendinden geçmek; kendinde olmamak; kendinde toplamak; kendine (veya herhangi bir şeye) ... süsü vermek; kendine dert etmek; kendine gel!; kendine gelmek; kendine hâkim olmak; kendine hisse çıkarmak; kendine kıymak; kendine mal etmek; kendine yedirememek; kendine yontmak; kendini (kapıp) koyuvermek; kendini (veya birini) temize çıkarmak (veya çıkartmak); (birine veya bir şeye) kendini adamak; kendini ağır (veya ağırdan) satmak; kendini alamamak; kendini aşağı (veya küçük) görmek; kendini ateşe atmak; (bir yere) kendini atmak; kendini avutmak; kendini beğendirmek; kendini beğenmek; kendini bırakmak; kendini bilmek; kendini bir yerde bulmak; kendini bulmak; kendini dağıtmak; (bir yere) kendini dar atmak; kendini dev aynasında görmek; kendini dinlemek; kendini dirhem dirhem satmak; kendini dünyanın merkezi sanmak (veya merkezinde görmek); kendini düşünmek; kendini ele vermek; kendini fasulye gibi nimetten saymak; kendini göstermek; kendini harap etmek; kendini hissettirmek; kendini kapının dışında bulmak; kendini kaptırmak; kendini kaybetmek; kendini matah sanmak; kendini naza çekmek; kendini paralamak; kendini satmak; kendini sıkmak; kendini sıyıramamak; kendini sokağa (veya dışarı) atmak; kendini tartmak; kendini toparlamak (veya toplamak); kendini tutamamak; kendini tutmak; kendini vermek (veya vurmak veya çalmak); kendini yemek; kendini yiyip bitirmek; kendini yoklamak; kendi söyler kendi dinler; kendi üstüne yormak; kendi yağıyla kavrulmak