kestirmek
-i, nesnesizkestirmek ne demek?
1
Kesme işini yaptırmak
“Köyde kefenlik bez olmadığı için Selim sandalın yelkenini kestirip kefen diktirdi.”
Halikarnas Balıkçısı
2
Akıl yolu ile gerçeğe yakın bir yargıya varmak; biçmek, tahmin etmek
“Ben bu kadar şeyi kestiremez miyim?”
Memduh Şevket Esendal
3
Kesilmesini sağlamak, kesilmesine yol açmak
“Bebeğin sütünü limon sıkarak kestirdi.”
4
Karar vermek
“Söze nereden, nasıl başlayacağımı kestiremiyorum.”
Haldun Taner
5
Kısa bir süre uyumak; şekerleme yapmak
“Rahmi peykenin köşesine büzülmüş, kestiriyordu.”
Burhan Felek
6
Anlamak, farkına varmak
“Bu çocuk zaten hâlâ durumunu kestirememiştir.”
Burhan Felek
