kundak
isimkundak ne demek?
- Çekim / ek bilgisi
- ğı
Çekim / ek bilgisi, sözlükte belirtilen biçimiyle gösterilir.
Yangın çıkarmak için bir yere konulan tutuşmuş yağlı bez parçası vb.
“Ben şamdanımla evveli kapının önüne yığılan şeyleri, sonra cibinliği, perdeleri, bütün duvarları çeviren kundakları tutuşturacağım.”
Halit Ziya Uşaklıgil
Tüfek gibi bazı ateşli silahlarda bunları çeşitli yönlere çevirmeye yarayan, namlunun altında bulunan ağaç veya metal bölüm
“Amcası Mustafa geldi eve, ona bir kundağı sedefli tüfek getirdi. — Yaşar Kemal”
Arabalarda dingil yatağı
Ara bozma, fitne, fesat
Yeni doğmuş çocuğu ilk aylarda sıkıca sarıp sarmalamaya yarayan geniş bez; belek
“Kendisine uzattıkları ince ve beyaz bir kundağa sarılmış kızına baktı.”
Ömer Seyfettin
Bu bezle sarılmış bebek
“Dikmen Yıldızı kundağı kucaklayarak ağır, sarsıntılı adımlarla savcının arkasından yürüdü.”
Aka Gündüz
Saçları yemeninin içine alıp bağlama
“Baş kundağı.”
Korunmak için sıkı sıkıya sarılmış şey
“Dutların tomurcukları büyümüş, yaprakları burunlarını kundaklarından çıkarmışlardı. - S. F. Abasıyanık”
Yangın çıkarmak için bir yere konulan tutuşmuş yağlı bez parçası vb
“Ben şamdanımla evveli kapının önüne yığılan şeyleri, sonra cibinliği, perdeleri, bütün duvarları çeviren kundakları tutuşturacağım.”
Halit Ziya Uşaklıgil
Tüfek gibi bazı ateşli silahlarda bunları çeşitli yönlere çevirmeye yarayan, namlunun altında bulunan ağaç veya metal bölüm
“Amcası Mustafa geldi eve, ona bir kundağı sedefli tüfek getirdi.”
Yusuf Kemal
Arabalarda dingil yatağı
Ara bozma, fitne, fesat çıkarma
Kelimenin Kökeni
Rumca
