kütük
isimkütük ne demek?
- Çekim / ek bilgisi
- ğü
Çekim / ek bilgisi, sözlükte belirtilen biçimiyle gösterilir.
Kalın ağaç gövdesi
Kesilmiş ağaç gövdesi
“Kenara iri zeytin kütükleri istif edilmişti.”
Refik Halit Karay
Kesimden sonra ağaç gövdesinin toprakta kalan bölümü
“Çamlıkları yarıyoruz, ağaçların kütüklerinden atlıyoruz, ne bir köy ne bir ses var.”
Memduh Şevket Esendal
Üzüm teveğinin gövdesi
“Kütüklerin üstündeki koruklara otlar tırmanan bahçeyi bir daha geçiyoruz.”
Falih Rıfkı Atay
Resmî kayıt defteri
► nüfus kütüğü
Birbirleriyle ilgili olan verilerin tümü
Verilerin işlemci içinde yazıldığı yer
► kütük demir
Görgüsüz, kaba kimse
“Biraz sonra bizim kütük, kanepenin üstüne oturmuş, ayaklarıyla yerdeki yaprakları eziyordu.”
Halide Edip Adıvar
Kum, odun, kömür vb. taşımakta kullanılan hafif tekne
Osmanlı'da kullanılan, mavnadan küçük, altı nispeten düz, başı kalkık ve içeriye bükük, sığ sularda ve çıkarma işlerinde kullanılan, tek kürekli yelkenli gemi
