okutmak
-i, nesnesizokutmak ne demek?
1
Okumasını, öğrenim görmesini sağlamak
“Babamın beni büyük kentte okutacak parası olmadığı için öğretmen olmuştum. — Nezihe Meriç”
2
Okuma işini yaptırmak
“Kumandan paşaya bu akşam şiir okutmak istiyoruz. — Falih Rıfkı Atay”
3
Ders vermek, bir konu üzerinde yetiştirmek
“Lisede İngilizce okutuyor.”
4
(argo) Satarak elinden çıkarmak
“Bana iki sandık çay verdi. Bunları al okut, dedi. — Sait Faik Abasıyanık”
5
(argo) Bir kimseyi yankesicilik, kumar, dolandırıcılık gibi işlerde yetiştirmek
