öz
isim, sıfatöz ne demek?
Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı; iç, nefis (I), derun, ruh, varoluş karşıtı
“Özünü bir yerde bırakıp sadece kalıbını gezdirmişti.”
Haldun Taner
"Kendine, kendi kendini" anlamlarında birleşik kelimeler türeten bir söz
“Öz eleştiri, öz yönetim.”
Bir şeyin en kuvvetli veya kıvamlı bölümü; hülasa, zübde, ekstre
“Karaciğer özü. Meyve özü. Mısır özü.”
Çıbanların içinde ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça
Bir şeyin iç yapısını ve ayırt edici özelliğini meydana getiren şey; künh, zübde
“Ortalıktaki krizi sebep gösteriyorlar ama asıl kriz şirketin kendi özünde.”
Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm
“Ağacın çürüğü özünden olur / Yiğidin iyisi sözünden olur”
Halk türküsü
Kan bağı ile bağlı olan, üvey olmayan
“Size öz evladım gibi davranacağım.”
Ayşe Kulin
► saf (II)
Sulak, verimli yer
