saklamak
-i, -de, -den, -e, nesnesizsaklamak ne demek?
1
Elinde bulundurmak, tutmak
“Sarayın sükûnu bir kederli muammayı saklar gibi ağırdı.”
İbrahim Alâeddin Gövsa
2
Kaybolmaması, görünmemesi için gizli bir yere koymak, kaldırmak; hıfzetmek
“Paralarını kasada saklıyor.”
3
Görünmesine engel olmak, ortalıkta bulundurmamak
4
Bozulmadan doğal durumları ile durmasını sağlamak; muhafaza etmek
“Eti buzdolabında saklamak. Peyniri tuzlu suda saklamak.”
5
Gizli tutmak, duyurmamak
“Batı, o büyük kaynaktan sık sık faydalanır ama iktibaslarını titizce saklar.”
Cemil Meriç
6
Birine vermek için ayırmak
“Bu kitabı size sakladım.”
7
Korumak, esirgemek
“Allah saklasın.”
