sökmek
-i, -den, nesnesizsökmek ne demek?
- Çekim / ek bilgisi
- er
Çekim / ek bilgisi, sözlükte belirtilen biçimiyle gösterilir.
Bir şeyi bulunduğu yerden kuvvet kullanarak veya gevşeterek çıkarmak, çekip ayırmak
“Bu çoban öyle güçlü görünüyor ki şu yandaki ağacı kavrasa dibinden söker götürür.”
Yaşar Kemal
Kurulmuş bir şeyi parçalarına ayırmak
“Makineyi sökmek.”
Rüzgâr, sel, akarsu, bir şeyi yerinden çıkarmak, götürmek
Geçip gitmeye engel olan zorlukları atlatmak
“Araba çamuru sökemedi. Gemi akıntıyı söktü.”
Karışık bir yazıyı okumak
“Çok okunaksız bir yazı. Ben söker gibi oldum.”
Haldun Taner
Örülmüş, dikilmiş şeyin, örgüsünü veya dikişini ayırmak
Balgam vb.nin çıkmasını, akmasını kolaylaştırmak
“Özellikle gıcık şeklindeki öksürüklerde balgamı sökerek rahatlamaya yardımcı olur.”
İbrahim Sarı
Ayırmak, uzaklaştırmak, vazgeçirmek
“Saplandığı fikirlerden sökemezdiniz.”
Yusuf Ziya Ortaç
Okuyabilme becerisini kazanmak
“Bunların Fransızcasını sökmek bir mesele, manalarını sökmek ikinci bir meseledir.”
Reşat Nuri Güntekin
Geçmek, etki yapmak
“Ne yaparsın, dedi, burada böyle söküyor!”
Falih Rıfkı Atay
Gelmeye başlamak veya çıkagelmek
“Şermin'le Nermin tam bir saat sonra yani saat beş buçukta söktüler.”
Halide Edip Adıvar
