sürünmek
nesnesiz, -i, -esürünmek ne demek?
1
Karnı üzerinde sürünerek gitmek
“İçimize tekrar emniyet geldikten sonra, karnımız üstünde sürünerek Nil'e, sonra öteki sahile geçtik.”
Refik Halit Karay
2
Kendi üzerine koku, krem vb. sürmek
“Bir şişe kolonyayı süründüm.”
3
Bir şeye değerek geçmek, geçerken değmek
“Duvara sürünmek. Boyaya sürünmek.”
4
Sürünme işine konu olmak
“Ucu gönlüm gibi ardınca sürünsün yürüsün.”
Enderunlu Vasıf
5
Yoksul ve perişan yaşamak
“Semiz bir köpeğe bile yetmeyecek bir parayla bu kadar süründüm.”
Necip Fazıl Kısakürek
6
Başıboş, sahipsiz kalmak
“Kedi sokaklarda sürünürken bile, eğer sizden korkmadıysa yine mağrur, kibirli ve rahatına düşkündür.”
Cahit Külebi
