takır takır
sıfat, zarftakır takır ne demek?
1
Sert ve kuru; takır tukur
“Takır takır bir ekmek.”
2
Sert ve kuru bir ses çıkararak; takır tukur
“Etrafından, üstü başı perişan, takır takır, takunyalı adamlar geçiyordu.”
Ömer Seyfettin
3
Sert ve kuru bir biçimde; takır tukur
“Ölü çiçeklerin sapları bile büzüşmüş, aralarına dolgu olsun diye yerleştirilen zakkum dalları da takır takır kurumuş; dokununca ufalanıyordu.”
Binnur Şener
4
Arka arkaya mermi atarak
“Kıkırdardı Hamdi bu sefer, yani dedesinin alnına nişan alıp acımasız bir gangster gibi takır takır boşaltırdı da tabancasını, dedenin suratında kırışıklık hâlinde biriken yıllar tuzla buz olurdu.”
