takmak
-i, -e, nesnesiz, -den, -detakmak ne demek?
- Çekim / ek bilgisi
- ar
Çekim / ek bilgisi, sözlükte belirtilen biçimiyle gösterilir.
Bir şeyi başka bir yere uygun bir biçimde tutturmak, iliştirmek, geçirmek
“Gözlüğünü takıp masaya eğildi.”
Refik Halit Karay
Düğün vb. törenlerde takı armağan etmek
“Geline pırlanta yüzük takmışlar.”
Ad, lakap koymak
“Ona bu adı kim takmıştır, ne zaman takmıştır, bilemiyor.”
Haldun Taner
► kuşanmak
“Kılıç takmak.”
Kendisiyle birlikte götürmek, yanına almak veya arkasından izletmek
“Arabaya hafiye kıyafetinde polis memurları da takıyorlar.”
Yusuf Ziya Ortaç
Biriyle olumsuz olarak uğraşmak
“Matematik öğretmeni ona taktığı için dersten kaldı.”
Borç bırakmak
“Bu eve asilzadelerin biri girip öteki giderdi. Giden kirayı takar, gelen ortalığı kasıp kavururdu.”
Peyami Safa
Önemsemek, önem vermek; tınmak
“Dün koskoca bir mebus kızıyken, bir zamanların Şalvarlı Nuriyesi'ni takar mıyım?”
Adalet Ağaoğlu
Sınavını başaramamak
“Bütün derslerden takarak sınıfta kaldı.”
