tam
sıfat, zarf, isimtam ne demek?
1
► eksiksiz
“Tam iki saat yalandan tamirle uğraştım.”
Aka Gündüz
2
Bir bütün olarak ele alınan; bütün
3
En elverişli, en uygun
4
► tıpkı
“Tam istediğim gibi davrandın.”
5
O sırada, o anda
“Çocuğa dilimi çıkarmıştım; tam ağlıyordu, güldü.”
Adnan Özyalçıner
6
Eksiksiz olarak, bütün olarak; iyice
“Eren ruh, öz ruh diyorsunuz ama bununla ne kasdettiğinizi tam çıkaramadım, bana şu senin mantığınla bir izah eder misin?”
Emine Işınsu
7
Gerçek, kusursuz olan
“Reşit Galip tam bir idealist gibi öldü.”
Orhan Seyfi Orhon
8
Ehliyetli, yetkin olan
9
Amerikan doları
Kelimenin Kökeni
Arapça tāmm
