yakalamak
-iyakalamak ne demek?
Bir kimseyi veya bir şeyi elle tutmak
“Üç ince dalı birleştirerek sıkıca yakaladım.”
Refik Halit Karay
Kaçan bir kimseyi veya hayvanı ele geçirmek; derdest etmek
Bir kimsenin gitmesini engellemek, durdurmak
“Bu defa Tevfik'i dükkânın kapısında yakaladılar, aynı şeyi ona açtılar.”
Halide Edip Adıvar
Bir kimseyi hoşa gitmeyecek bir durumda bulmak, bir kimsenin suçu ortaya çıkmak; sobelemek
“Kocasını bir kadınla yakalamış.”
Söz, bakış veya işareti fark etmek
“Kat hasta bakıcısının adama baygın bakışlarını yakaladı Fatma.”
Peride Celal
Birdenbire etkisi altına almak
“Fırtına ile karışık fena bir yağmur yakaladı.”
Aka Gündüz
Arayarak veya rastlantı sonucu bulup bağlantı kurmak
“Zehra, Yorgaki'nin müziğini herhangi bir yerinden yakalıyor.”
Attilâ İlhan
Avlamak, tuzakla ele geçirmek
► tutturmak
“Sayısal Loto'da beşi yakaladım.”
Aynı düzeye gelmek
“Türkiye geçen senenin ihracat rakamlarını yakaladı.”
