yanaşmak
-e, nesnesizyanaşmak ne demek?
1
Bir şeyin, bir kimsenin yanına gelmek
“Usulca avluya indim, rafa doğru yanaştım.”
Falih Rıfkı Atay
2
Vapur, kayık vb. kıyıya varmak
“Günün birinde kocaman bir motor Santa Maria'ya yanaştı, içinden çıkan bir subay muhafızlarla uzun uzun görüştü.”
Refik Halit Karay
3
Karışmak, ilgilenmek, istek göstermek
“Ali Mehmet Bey, cihetlere yanaşacak kimselerden değildir.”
Sermet Muhtar Alus
4
İlişki kurmak
“Vahşi ve utangaç olduğu için pek yanaşmaz.”
Reşat Nuri Güntekin
