yaşamak
nesnesizyaşamak ne demek?
Canlılığını, hayatını sürdürmek
“Hiçbir şey yaşarken daha önemli değildir.”
Attilâ İlhan
Sağ olmak; durmak
“Deden yaşıyor mu?”
Varlığını sürdürmek
“Balıklar suda yaşar.”
Bir yerde oturmak; kalmak
“Köyde yaşamak. Şehirde yaşamak.”
Geçimini sağlamak
“Bu kazançla yaşamak kolay değil.”
Herhangi bir durumda bulunmak veya olmak
“Bekâr yaşamak. Tek başına yaşamak.”
Görüp geçirmek, başından geçmek
“Balkan Savaşı'nın bütün acılarını yaşamış bir ailenin kızıydı.”
Necati Cumalı
Sürmek, devam etmek
“Onun anısı hep yaşayacak.”
Varlıklı, endişesiz, sıkıntısız, hoş vakit geçirmek, keyif sürmek
“Tek başına manevra yapan bir lokomotif rahatlığı ile hayatını yaşıyor.”
Haldun Taner
Keyfi yerine gelmek, mutlu olmak, işleri yolunda olmak
“Bu iş olursa yaşadık.”
Bir durumu yaşar gibi olmak, bir durumla özdeşleşmek, duymak, hissetmek
“Sen genç gibi yaşar, ihtiyar gibi ölürsün.”
Ömer Seyfettin
