yatırmak
-e, -i, -deyatırmak ne demek?
Bir kimsenin bir yere yatmasını sağlamak
“Çocuğu bir kenara yatırdım ve kadını omuzlarından tutup bir taşa dayadım.”
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
► uyutmak
Geceyi geçirmesini sağlamak
“Gece beni en üst katta bir odada yatırdılar.”
Ömer Seyfettin
Eğmek, yatık duruma getirmek
“Yağmur ekinleri yatırdı.”
Konuk etmek
Parayı, işletmek amacıyla bir yere vermek
“Eline geçen serveti emlaka yatırıyordu.”
Ercüment Ekrem Talu
Parayı ödemek amacıyla bir kuruluşa vermek, teslim etmek
“Telefon parasını PTT'ye yatırdım.”
Bir yiyeceği korumak veya tatlandırmak amacıyla tuz, soğan, yağ vb.nde bir süre bekletmek
“Pastırmayı çemene yatırmak.”
Bir şeyi düzeltmek, bastırmak, yassıltmak
“Kemal Rıfat avucunun içiyle saçlarını yatırıyor.”
Attilâ İlhan
Bir şeyi satın almak için para harcamak
“Sınırlı hoca aylığının yarısını her ay kitaplara yatırır.”
Haldun Taner
Başarısızlığa uğramasına yol açmak
